OGEM-VAK Ormancılığı Geliştirme ve Orman Yangınları ile Mücadele Hizmetlerini Destekleme Vakfı > Ağaç ve Orman

Ağaç Kavramı

Tek Ağaç:

Ormancılık bilimleri açısından tek ağaç: kök, gövde ve taç (tepe) gibi üç ayrı organa sahip olan ve en az 5 m. yüksekliğe ulaşan çok yıllık odunsu bitkilere Ağaç adı verilmektedir.

Bu tanımı biraz daha açarsak;

Ağaç:

Boyu en az 5 metre, çapı da 10 cm’den aşağı olmayan, dal sürgün ve yapraklarının oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde üzerinde taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, sürgün vererek boylanan, hücrelerinin büyük bölümü odunlaşmış olan, uzun ömürlü bitkilere AĞAÇ denir…

Meşcere:

Ormancılık bilimleri açısından meşcere, çok sayıda ağacın geniş bir alanda birbirini etkileyecek sıklıkta ve birarada bulunması halidir.

Çalı ve Ağaçcık:

Ömürleri kaç yıl olursa olsun, boyları hiç bir zaman 5 m . yüksekliğe ulaşamayan Sandal, Kocayemiş, Akcakesme , Funda ve Karaçalı gibi odunsu bitkiler çap ve boylarına göre Çalı veya Ağaçcık olarak anılmaktadır . Çalılar çok yıllık odunsu bitkiler olup ağaçlardan boyunun kısalığı ve uzamayı temin eden bir orta sürgünün olmayışı ile ayrılır.

Ağaç Nedir?

Boyu en az 5 metre, çapı da 10 cm’den aşağı olmayan, dal sürgün ve yapraklarının oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde üzerinde taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, sürgün vererek boylanan, hücrelerinin büyük bölümü odunlaşmış olan, uzun ömürlü bitkilere AĞAÇ denir…

Bir ağaç; temel olarak kök, gövde, dal ve yaprak olmak üzere 4 ana organdan oluşur. Bu organların biçim, boyut, yoğunluk, hacim, ağırlık, boy, çap, yıllık artım gibi özellikleri ağacı biçimlendiren temel özelliklerdir…

Bir ağacın yaşayıp gelişebilmesi için; ışık, sıcaklık, CO2, O2, su ve mineral madde gereklidir.

Ağaçların; topraktan su ve mineral maddelerini, havadan ise karbondioksiti almak, güneş enerjisini kullanarak organik madde üretmek, havaya oksijen vermek, canlılara besin ve barınak sağlamak gibi çok önemli işlevleri vardır. Ağaçlar bu işlevleri yerine getirirken çevrelerindeki canlı ve cansız tüm varlıklarla karşılıklı olarak birebir ilişki ve etkileşim halindedirler. Bu yüzden ağaçlar içinde bulundukları ekosistemler için vazgeçilmez elemanlardırlar. Ağaçların yok olması; yaşama ortamının bozulması ve iklimin olumsuz yönde etkilenmesi ve devamında yaşam zincirinin kopması, en sonunda da tüm yaşamın yok olması anlamına gelir…

Ağaçlar ışık, yer, su ve mineral maddeler yüzünden birbirleriyle amansız bir rekabet içerisine girerler. Bu rekabette baskın çıkabilmek ve dolayısıyla hayatta kalabilmek için tepe ve köklerini hızla geliştirmeye çalışır, gölgeye dayanıklı yaprak üretir, işlevini kaybeden organlarını (yaprak – dal – kök) terkeder, rakiplerini gölgeleyerek altetmeye çalışırlar. Bazı ağaç türleri (ceviz, meşe, huş, dişbudak, ıhlamur gibi..) kök ve yapraklarından salgıladıkları sıvı ve gazlarla komşu bitkilere zarar bile verebilirler…

Ağaçlar olgun çağa geldiklerinde ulaşacakları boylara göre üç sınıfa ayrılmaktadır;

Birinci Sınıf Ağaçlar: 100 – 150 Yaşlarında takriben 35 – 40 m. boylanabilen ağaçlar bu gruba girer: (Ladin, Melez, Sedir, Duglas, Sekoya, Sançam, Karaçam, Meşeler, Kayın, Dişbudak, Çınaryapraklı Akçaağaç, Ihlamur, Karaağaç, Kızılağaç, Okaliptus gibi..)

İkinci Sınıf Ağaçlar: İleri yaşlarda 25 m boylanabilen ağaçlar bu gruba girer: (Kızılçam, Fıstıkçamı, Servi, Porsuk, Ardıç, Çınar, Titrekkavak, Sahra Akçaağacı, Gürgen, Söğütler gibi..)

Üçüncü Sınıf Ağaçlar: İleri yaşlarda ancak 8 – 10 m. boylanabilen ağaçlar bu gruba girer: (Andız, Fenike Ardıcı, Akçaağaç, Kızılcık, Çitlenbik, Mazı Meşesi, Pırnal Meşesi, Keçiboynuzu, Defne, Tesbih ağacı gibi..)

Ormancılıktan Neyi Anlıyoruz?

Ülke ormanlarının varolan yapısı, doğa, iklim ve ekolojik özellikler, ormancılık bilimlerinin gerektirdiği önlemler, ulaşılmak istenilen hedefler, toplumun ormanlardan beklentileri, olanaklar, uluslararası anlaşmalarla belirlenen ilkelere göre önem ve önceliği değişmekle birlikte; bilim çevreleri tarafından tanımlananan “Ormancılık” kavramı;

 

Orman Rejimindeki Alanlarda:

 

*Odun hammaddesi üretimi,

*Odun dışı orman ürünlerinin üretimi ve kültüre alınarak yaygınlaştırılması,

*Su üretimini gözeten çalışmalar yapılması,

*Hayvan yemi üretimi, mera ve otlatma yönetimi,

*Av hayvanları yönetimi ve av organizasyonu ve yönetimi,

*Yaban hayatı faydalanması ve yönetimi,

*Korunan orman ekosistemleri yönetimi, (Milli Parklar, Tabiat Parkları…)

*Rekreasyon ve orman içi dinlenme alanları yönetimi,

*Dağ ekosistemleri yönetimi ve yüksek dağ silvikültürü,

*Erozyon ve sel kontrolü,

*Çığ ve heyelan önleme,

*Orman sınırlandırma ve kadastro,

*Ağaçlandırma veya bitkilendirme,

*Orman içi suların yönetimi,

*Kent ormanları kurma ve yönetme,

*Köy-Çiftlik ormanları kurma yönetme,

*Endüstriyel plantasyonlar kurma yönetme,

*Fidan ve bitki materyali üretimi,

*Doğal kaynak ve orman kaynakları envanterinin gerçekleştirilmesi,

*Orman Rejimi Dışındaki Alanlarda yukarıdaki konularda, tek başına veyahut diğer sektörlerle ortaklaşa çalışmalar yapmak,

*Tüm çalışmaların sosyal – biyolojik – teknik – kültürel – ekonomik çözümlemelerini doğrudan yahut havza planlaması çerçevesinde ortaklaşa gerçekleştirmek,

*Kaynakları tahsis etmek, işlev vermek, işlevlerin her birini planlamak,

*Tüm çalışmaların uygulamasını yapmak,

*Tüm çalışmaları izleme ve denetimlerini yapmak olarak ifade edilmektedir…

Silvikültür Nedir?

Silvikültür; Latince kökenli bir kelime olup “Silva=orman” ve “Kültüra=yetiştirmek” kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur… Anlamı orman yetiştirmek’tir.

 

SİLVİKÜLTÜR = ORMAN YETİŞTİRMEK

 

Silvikültür; yeni ormanların planlı olarak kurulması ve bunların doğal olarak kurulmuş ve varlığını sürdüren ormanlarla birlikte yetiştirilmesi (bakımı), gençleştirilmesi ve varlıklarının en iyi şekilde devam ettirilmesi ile uğraşan bir bilim dalıdır…

 

Silvikültürün esas amacı, Ormandan en az masrafla en yüksek kalite ve kantitede çok yönlü ürün elde etmek , ülkemiz ekonomisinin orman ürünleri ihtiyacını sürekli karşılayacak nitelikte, dış etkilere dayanıklı verimli ormanlar meydana getirmektir.

 

Özetle;

Ormanların devamlılığının (sürdürülebilirliğinin) sağlanması, belirlenen görevleri yapabilecek biçimde işletilmesi silvikültürel uygulamalarla gerçekleştirilir…

 

Silvikültürel uygulamalar, ormanın tesisinden itibaren başlar, bakımlar (Gençlik, sıklık bakımları, aralamalar) ile devam eder, yeniden gençleştirme çalışmaları ile sona erer.

 

Ülkemiz Silvikültür Çalışmalarının Tarihsel Gelişimi

 

Henüz genç olan Ülkemiz silvikültür çalışmalarının tarihsel gelişimini irdelediğimizde ;

 

Cumhuriyetimizin ilk yıllarında kırsal kesimdeki cibal-i mübaha zihniyetine karşı koruma ağırlıklı düzensiz seçme işletmeciliği dönemi yaşanmıştır.

 

1963 yılında Ülkemizin planlı kalkınma dönemine girmesiyle 1963-1972 yılları arası Ülkemiz ormanlarının tümünün Amenajman planlarının yapılması ile birlikte , ormanlarımızı oluşturan ağaç türlerimizin meşcere kurma özelliklerine uygun silvikültürel işlemler, ülkemiz ormanlarında da uygulanmaya başlanmıştır.

 

Son 30 yıl içinde Orman Fakültelerimizin, Ormancılık Araştırma Enstitülerinin başlattıkları araştırma çalışmalarının sonuçlarının peyderpey alınması , uygulamada çalışan teknik elemanların deneyim ve gözlemlerle bilgi ve birikimlerinin artması sonucunda bugün sürdürülebilir orman yönetiminin gereği gençleştirme çalışmaları ve ormanlarımızın kalitesini artıran bakım çalışmaları başarılı bir şekilde sürdürülmektedir.

 

Yaş sınıfları metoduna göre planlanan Amenajman planlarının ilk uygulama yılı 1964 yılından bugüne (1964 – 2000 yılları arası) toplam 885.609 hektar ormanlık alan başarılı olarak gençleştirilmiştir. Halen yaklaşık 80.000 hektar alanda gençleştirme çalışmalarına başlanılmış , çalışmalar devam ettirilmektedir. Yıllık gençleştirme çalışmaları bol tohum yıllarına bağlı olarak 25 000 – 40 000 ha. civarındadır.

 

Kaynak: Orman Genel Müdürlüğü

Orman Yangınları - Yasal Mevzuat

Orman Yangınlarıyla İlgili Yasal Mevzuat

 

Orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesiyle ilgili her türlü faaliyet; 01.01.1995 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 285 Sayılı “Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Uygulama Esasları” tebliğine göre yürütülmektedir.

 

Ayrıca; orman yangınlarının önlenmesi ve söndürülmesinde görevli memurlarla mükelleflerin görecekleri görev ve hizmetler, 6831 sayılı Yasa’nın 69. uncu maddesi hükmüne göre düzenlenmiş “ORMAN YANGINLARININ ÖNLENMESİ VE SÖNDÜRÜLMESİNDE GÖREVLİLERİN GÖRECEKLERİ İŞLER HAKKINDA YÖNETMELİK” içerisinde tarif edilmiştir…

 

Kanun seviyesinde orman yangınlarıyla ilgili hususlar ise; T.C. Anayasası’nın 169.maddesinde ve 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 68-110 maddeleri arasında yer almaktadır..

 

T.C. ANAYASASI

Madde 169.- Devlet, ormanların korunması ve sahalarının genişletilmesi için gerekli kanunları koyar ve tedbirleri alır. Yanan ormanların yerinde yeni orman yetiştirilir, bu yerlerde başka çeşit tarım ve hayvancılık yapılamaz. Bütün ormanların gözetimi Devlete aittir. Devlet ormanlarının mülkiyeti devrolunamaz. Devlet ormanları kanuna göre, Devletçe yönetilir ve işletilir. Bu ormanlar zamanaşımı ile mülk edinilemez ve kamu yararı dışında irtifak hakkına konu olamaz. Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez. Ormanların tahrip edilmesine yol açan siyasi propaganda yapılamaz; münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz. Ormanları yakmak, ormanı yok etmek veya daraltmak amacıyla işlenen suçlar genel ve özel af kapsamına alınamaz. Orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından hiçbir yarar görülmeyen, aksine tarım alanlarına dönüştürülmesinde kesin yarar olduğu tespit edilen yerler ile 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olan tarla, bağ, meyvelik, zeytinlik gibi çeşitli tarım alanlarında veya hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tespit edilen araziler, şehir, kasaba ve köy yapılarının toplu olarak bulunduğu yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz.

 

6831 Sayılı ORMAN KANUNU

Madde 68.– Ormanların içinde veya yakınında ateş ve yangın belirtisi görenler bunu derhal orman idaresine veya en yakın muhtarlığa, jandarma dairelerine veya mülkiye amirlerine haber vermeye mecburdurlar. Yangın ihbarında Devlete ait her türlü askeri ve mülki haberleşme vasıtalarından derhal ve parasız olarak faydalanılır. PTT merkezleriyle demiryolları istasyonlarından çekilen yangın ihbarına ait telgraflarla yangının seyrini bildiren ve yangın hakkındaki yardım taleplerini ve söndürülmesine ait direktifleri ihtiva eden telgraflardan ve aynı hususlara taaluk eden telefon muhaberatından ücret alınmaz. Yangın haberleşmesini en seri şekilde sağlamak üzere ormanlardaki yangın gözetleme kule ve kulubeleriyle bakım merkezi ve orman teşkilatının kuruluş merkezleri arasında orman idaresince gerektiği yerlerde telefon devreleri ve İcra Vekilleri Heyeti karariyle ruhsat almak suretiyle telsiz alıcı ve verici istasyonları tesis olunur. Telefon devreleri PTT idaresi santrallerine ve PTT idaresinin santrali olmayan yerlerde Jandarma santrallerine bağlanabilir. PTT santrallerine bağlı olanlar hariç olmak üzere hususi telefon hatları için hiçbir ücret, resmi vergi ve ruhsat parası verilmez.

 

Madde 69.– Orman yangınlarında yangına civar köy ve kasabaların 18 yaşını bitirip 50 yaşını doldurmamış bütün erkek nüfusu beraberlerinde mevcut balta, kürek, kazma, destere gibi yangın söndürmeye yarıyacak aletleriyle yangın yerine gitmeye ve yangın söndürmeye mecburdurlar. Söndürme işine gelenler yangın söndürmeye kafi gelmezse daha ilerdeki köy ve kasaba halkından mükellef olanlar da yangın yerine gönderilirler. Aynı şekilde, vali, kaymakam, nahiye müdürü ve köy muhtarları ve civardaki asker ve jandarma birlik kumandanları bölgedeki Orman Başmüdürü ve onun lüzum göstereceği orman memurları yangın mahalline yadımcı göndermeyi ve bizzat gitmeye mecburdurlar. Yangın söndürülmesinde çalışanların bu yüzden hasara uğrayan zati eşya ve techizatını Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda alakalıları tazmine mecburdurlar. Bu maddenin tatbikatı hakkında Milli Müdafaa, Dahiliye ve Orman Baknlığınca bu kanunun neşri tarihinden itibaren üç ay zarfında bir talimatname hazırlanır.

 

Madde 70.- Ormanlarda yangın söndürülmesi için gideceklerin muayyen tarifeli vasıta ile hareket ettikleri takdirde gidiş ve dönüş ücretleri orman idaresi tarafından ödeneceği gibi müstacel zamanlarda selahiyeti memurların görecekleri lüzum üzerine bunlar kamyon, araba gibi diğer vasıtalarla da götürülüp getirilebilirler. Bunların ücreti de orman idaresi tarafından ödenir. Bunlara söndürme işinde çalıştıkları müddetce Devlet ormanlarında orman idaresi, diğer ormanlarda alakalılar tarafından parasız ekmek, katık ve sigara verilir. Başkaca ücret verilmez. Mahallin, en yüksek mülkiye âmiri tarfından lüzum görülecek miktarda askeri nakil vasıtaları ile diğer daire ve İktisadi Devlet Teşekküllerine, belediyelere ait nakil vasıtalarının, sadece akaryakıt bedelleri Orman Umum Müdürlüğünce ödenmek kaydı ile ücretsiz olarak orman yangınlarının söndürülmesine müteallik işlerde kullanılmasına emir verilebilir.

 

Madde 71.- “Genel hükümlerine göre tazminat talebi ile mahkemeye müraacat hakları mahfuz kalmak üzere, yangın söndürülürken sakatlananlara, sakatlık derecelerine göre, Orman Genel Müdürlüğünce olay tarihindeki devlet memuru 1 nci derece son kademe bürüt aylığının üç misline kadar, ölenlerin kanuni mirasçılarına ise bu miktarın beş misli para tazminat olarak verilir. Devlet memuru olup da sakatlanan veya ölenler hakkında genel hükümler tatbik olunur. Ayrıca bu memurlar birinci fıkra hükmünden de yararlanırlar.(31) Yukarıda belirtilen ödemeler, mahkemeler, tarafından hükmolunacak tazminata mahsup edilmez. Yaralanan ve hastalananların hastanelere nakli ve tedavi masrafları orman idaresine aittir. Bunlar Devlet ve kamu kuruluşlarına ait hastanelerde parasız tedavi edilir.

 

Madde 72.- Orman yangınları için çekilen bilumum telgrafları telgrafhane ve demiryolu istasyon memurları derhal çekmeye ve telgrafı alan memurlar da bunu hemen mahalline göndermeye mecburdurlar.

 

Madde 73.- Mahalli hükümetin veya orman memurlarının sevk kağıdı üzerine istasyon memurları yangını söndürmek üzere gidecek olanları asker tarifesiyle ve mahsubi bilahare yapılmak üzere yangına civar olan mahalde indirmek şartiyle yolcu veya marşandiz katariyle ve mümkün olan yerlerde hususi katarla götürüp getirmeye mecburdurlar.

 

Madde 74.- Orman idaresinin göstereceği lüzum üzerine mahallerinin en büyük mülkiye emirleri, kuraklık veye yangın olup da henüz söndürülmüş fakat sirayet ihtimalleri tamamen bertaraf edilmemiş olmak gibi fevkalade zamanlarda muayyen bir müddet için ormanlara girmeyi men ve her türlü işlerin tatilini emredebilirler.

 

Madde 75.- Orman idaresi yangınları önlemek maksadiyle en çok beş yılda tahakkuk ettirilecek bir plan ve program dahilinde yangın emniyet yolları ve yangın kule ve kulübeleri yapmak ve bunları idare merkezlerine telli ve telsiz telefonla bağlamakla mükellef olduğu gibi yangın tehlikesinin fazla olduğu mıntıkalarda yangın mevsimine münhasır olmak üzere lüzum gördüğü yerlerde ve yeter miktarda yangın söndürme alet ve malzemesini havi motoörlü vasıtalarla techiz ve takviye edilmiş yangın ekipleri bulundurur..

 

Madde 76.- (4114 sayılı kanunla değişik) a-Devlet ormanlarında; Orman İdaresince belirlenen konak yerlerinden başka yerlerde gecelemek, b-Ormanlarda izin verilen ve ocak yeri olarak belirlenen yerler dışında ateş yakmak veya izin verilen yerlerde yakılan ateşi söndürmeden mahalli terk etmek, c-Ormanlara sönmemiş sigara veya yangına dolaylı olarak yol açabilecek madde atmak, d-Ormanlara dört kilometre mesafede veya bu kanunun 31.inci ve 32.nci Maddeleri kapsamına giren köyler hudutları içinde anız veya benzeri bitki örtüsü yakmak, yasaktır.

 

Madde 104.- (23.09.1983 tarih ve 2896 sayılı yasayla değişik) 68.inci maddedeki mecburiyete riayet etmeyenler bir aydan altı aya kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Orman idaresine ait telefon şebekesi ve tesislerine, her türlü alet ve malzemelerine zarar verenler Türk Ceza Kanunu’nun 391. maddesi gereğince cezalandırılırlar. Bu suç Haziran ayı başından Ekim ayı sonuna kadar devam eden yangın mevsiminde işlenirse ceza iki misline çıkarılır.

 

Madde105.- (4.07.1995 Gün ve 4114 Sayılı yasayla değişik). 69 uncu maddeye göre ormanlarda vukua gelecek yangınları söndürmek için yetkili memurlar ve orman teşkilatı tarafından yangın mahalline gitmeleri emrolunmasına veya mahalli mutat vasıtalarla ilan edilmesine rağmen orman yangınını söndürmeye gitmekten imtina edenler veya gidip de çalışmayanlar ve verilen işi yapmayanlar hakkında mahallin en büyük mülki amiri tarafından beş milyon lira para cezası uygulanır. Bu miktar Bakanlar Kurulunca üç misline kadar artırılabilir. Ancak bu cezaya tebliğ tarihinden itibaren onbeş gün içinde ilgililer mahalli sulh ceza mahkemesinde itirazda bulunabilir. Bu itiraz evrak üzerinde incelenir, bu konuda verilen kararlar kesindir. Bu maddede yazılı memurlarla orman teşkilatında vazifeli olanlardan yangın yerine yardım göndermiyenlerle alaka göstermeyenler Türk Ceza Kanununun 230. Maddesinin 2. fıkrasına göre cezalandırılırlar.

 

Madde 106.- Bu kanunun 72. ve 73. maddelerine muhalif hareket eden veya ettirenler Türk Ceza Kanununun 230. maddesinin 2. Fıkrası gereğince cezalandırılırlar.

 

Madde 107.-(3.11.1988 tarih ve 3493 S.K. değişik) 74 üncü maddede gösterilen tedbirlere riayet etmeyenlere mahallin en büyük mülki amiri tarafından yirmibin lira para cezası verilir.

 

Madde 110.- (4.7.1995 tarih ve 4114 sayılı yasayla değişik) 76. maddenin; a- (a) bendinde belirtilen fiili işleyenler bir milyon lira para cezası ile, b- (b) ve (c ) bentlerinde belirtilen fiilleri işleyenler bir yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve on milyon liradan elli milyon liraya kadar ağır para cezası ile, c- (d) bendinde belirtilen fiili işleyenler bir yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve elli milyon liradan üç yüz milyon liraya kadar ağır para cezası ile, Cezalandırılır. Tedbirsizlik ve dikkatsizlik ile orman yangınına sebebiyet verenler iki yıldan beş yıla kadar hapis ve ikiyüz milyon liradan beş yüz milyon liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılır. Orman alanında yangın sonucu hasıl olan zarar fahiş ise mahkeme suça mahsus cezayı yarına kadar arttırır. Hafif ise yarısına ve eğer pek hafif ise üçte birine kadar eksiltir. Yangın, bir sahsın hayatını tehlikeye koymuş olduğu takdirde ceza dörtte bir oranında, ölüm meydana gelmiş ise ayrıca yarı nisbetinde arttırılır. Kasten orman yakanlar on yıldan on beş yıla kadar ağır hapis ve beşyüz milyon liradan bir milyar liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilir. Bu fıkradaki suçun işlenmesi nedeniyle yanan orman alanı üç hektardan fazla olduğu takdirde verilecek ceza bir kat arttırılır ve yangın bir şahsın hayatını tehlikeye koymuş olduğu takdirde verilecek ceza ayrıca bir kat daha arttırılır. Ölüm meydana gelirse müebbet ağır hapis cezasına hükmedilir. Terör amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişilerce devlet ormanlarını yakanlar yirmidört yıldan otuz yıla kadar ağır hapis, beş milyar liradan on milyar liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilir. Yanan orman alanı bir hektardan fazla olduğu veya bir şahsın hayatını tehlikeye koyduğu takdirde müebbet ağır hapis cezasına hükmedelir. Yangın sebebiyle ölüm meydana gelirse fiili işleyen veya işleyenlere ölüm cezası verilir. Terör amacı ile bu suçu işleyenler hakkındaki davalara 2845 sayılı Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkındaki Kanun gereğince Devlet Güvenlik Mahkemelerince bakılır. Bu maddede gösterilen cezalar için 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun 4 üncü madde hükmü uygulanmaz.

Orman Yangını Tanım ve Terimler Sözlüğü

Orman Yangını

Serbest yayılma eğiliminde olan ve ormanda yaşama birliğine katılan canlı ve cansız bütün yanabilir varlıkları yakıp yok edebilen ateştir.

 

Yangın Ortamı

Yangının başlaması, yanması ve yayılmasını temin eden bütün faktörlerin oluşturduğu çevredir.

 

Hava Durumu Faktörleri

Sıcaklık, Nisbi Nem, Atmosfer Basıncı, Yağış, Rüzgar Hızı ve Rüzgar Yönüdür.

 

Yakıt Faktörleri

Yakıt yükü, Yakıt şekli ve boyutu, Yakıtın sıkılığı (istiflenmesi), Yakıtın yatay sürekliliği, Yakıtın dikey sürekliliği, Yakıtın kimyasal bileşimidir.

 

Yakıt Yükü

Belli alanda bulunan yakıtların kuru ağırlığıdır.

 

Topografya Faktörleri

Rakım, Bakı, Yamaç meyili, Yamaçtaki pozisyon ve Arazi şeklidir.

 

Radyasyon

Isı enerjisinin ısı kaynağından “dalgalar” halinde hareket ederek taşınmasıdır. Radyasyon dalgaları havadan etkilenmeden geçer ve karşılaştığı cisimlere çarparak onları ısıtır. Orman yangınlarında radyasyon, yakıtları ön ısıtmaya tabi tutarak kolay tutuşmalarına yol açar.

 

Konveksiyon

Hava moleküllerinin ısınması sonuncu sıcak havanın hareketi ve temas ettiği cisimlerin bütün yüzeylerine ısıyı transfer etmesidir. Orman yangınlarında en büyük rolü konveksiyonla ısı nakli oynar. Konveksiyon, gerek ön ısıtma, gerekse yanan materyali başka yerlere taşıyarak ve en önemlisi de yangını taçlara intikal ettirerek yangının yayılmasına, hızlanmasına sebep olur.

 

Kondaksiyon

Isı enerjisinin maddenin içinden ve molekülden moleküle geçerek iletilmesidir. Bu yolla ısı nakli, cismin molekül yapısı ile doğrudan alakalıdır. Orman yakıtları çok iyi iletkenler olmadığı için kondaksiyon orman yangınlarında çok önemli rol oynamaz, ancak yangın hattında yanan bir ağacın kökünden sinsice hattı geçmesi gibi sonuçlar doğurabilir.

 

Sıçrama

Orman yangınlarına mahsus bir diğer ısı nakil şekli de sıçrama olup “yanan malzemelerin yangının önüne taşınarak yanmamış materyalin üzerine biriktirilmesi sonucu meydana gelen ısı nakli” dir..

 

Yangının Şiddeti

Yanma esnasında serbest bırakılan ısı enerjisi oranıdır.

 

Yangın Hattı Şiddeti

Yangın hattı cephesinin birim uzunluğu başına serbest bırakılan ısının saniye başına değeridir.

 

Alev Boyu

Ortalama alev zonu üstünden alevin tabanına kadar olan mesafedir.

 

Yanma-Yayılma Modeli

Yangının belli topografya, belli hava ve rüzgar ve belli yakıt tipinde, zamana bağlı olarak gelişim sürecidir.

 

Yangında Dikey Boyut

Yangının büyüklüğü ve şiddeti geliştikce ortaya çıkan ve üst seviyelerde etkili olan boyuttur.

 

Örtü Yangını

Orman toprağını örten ölü ve diri örtüyü yakan yangındır. (Ot, çayır, funda, fide, fidan, yaprak, yosun, humus, kuru dal, kütük, devrik kesim artıkları v.s.)

 

Tepe Yangını

Ağaç ve ağaçcıkların tepelerini de yakarak ilerleyen yangındır.

«  »     1 

Söğütözü Mah. Söğütözü Cad. 2169 Sok. Atatepe Sitesi B1 Blok No: 36 D:4 Çankaya/ANKARA
Tel. + 90 312 223 37 67 - 285 37 68 Fax. + 90 312 223 05 06
e-mail:
ogemvak@ogemvak.org.tr